Reklam
Fuat Engin

Fuat Engin


Bir Gün Değil Her Gün Güvenli Gıda

07 Haziran 2020 - 08:44

Dünya Gıda Güvenliği Günü 07 Haziran 2020

 
Gıda güvenliği, tüm tüketicilerin her zaman aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan besin ihtiyaçlarını ve gıda önceliklerini karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmeleri durumudur.
 
BM Genel Kurulu tarafından Aralık 2018’de alınan kararla, 2019 yılından itibaren her yıl 7 Haziran’ın Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kararlaştırılmıştır. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya genelinde gıda güvenliğini artırma çabalarına öncülük etmektedir. Sağlığı tehdit eden gıdalardaki bulaşılar tohumdan sofraya kadar tüm süreçlerde oluşabileceğinden, gıda güvenliğinin sağlanması konusunda gıdayı üreten, işleyen, taşıyan, depolayan, satan ve tüketen herkesin ortak sorumluluğu olduğu göz ardı edilemez.
 
Gıda güvenliğinin sağlanması için uygun koşulların aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, gıdanın bulunabilirliği, gıdaya ulaşılabilirlik, gıdanın kalitesi ve güvenliğidir. Gıda güvencesi aynı zamanda bir “hak” olup; herkesin yeterli, güvenli ve sağlıklı gıdaya kolayca ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşma hakkı olarak tanımlanabilir.  Gıda Hakkı; her insanın en temel hakkıdır. Bu hakkın, sağlık hakkı ile birlikte işler hale gelebilmesi için gıdaya erişmenin yanında var olan gıdanın da, insan sağlığına tehdit oluşturmayacak şekilde korunması gerekmektedir.
 
Tüketici sağlığının korunabilmesi için gıda güvenliğinin sağlanması zorunluluktur. Gıda güvenliği erişilen gıdanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik her türlü zararlanmalardan uzak, sağlıklı ve tüketiciye yarayışlı olma halini ifade etmektedir.
 
Dünya üzerinde farklı kaynaklara göre 400.000 -600.000 arasında kişi her yıl gıdadan kaynaklı hastalıklardan yaşamını yitirmektedir. Bu da, gıda güvenliğinin yaşamımızın ne kadar değerli bir parçasını oluşturduğunu daha iyi anlamamızın gereğini göstermektedir.
 
Gıdaların dayanma sürelerini uzatmak için Kurutma, tuzlama, salamuraya yatırma, çeşitli bitki ve baharatlarla daha uzun süre dayanmasını sağlama, fermente etme, yağın içinde hava ile temasını keserek uzun süre koruyabilme, tütsüleme-dumanlama, haşlayarak, pişirerek ısıl işleme tabi tutma,  bir gıdayı konserve ederek uzun süreli tüketime sunma ve benzerleri yapılmaktadır. Bu noktada gıda katkı maddelerinin yarattığı/yaratacağı sorunlar da göz ardı edilmemelidir.
 
Diğer yandan, tedarik zincirinin bozulması nedeniyle, başta en yoksul ülkeler olmak üzere tarımda dışa bağımlı hale gelmiş ülkelerde gıda güvensizliği tehdidiyle karşı karşıya kalınmasıdır. Bundan sonraki süreçte salgının, gıda güvenliği ile beslenme dahil olmak üzere daha pek çok derin sosyal ve ekonomik sorunlara ve sonuçlara neden olacağı bilinmelidir. Umarız ki gelinen noktada, dışa bağımlı olmayan sürdürülebilir tarım ve gıda üretiminin, ülkelerin gıda egemenliğinin önemi bir kez daha ortaya koymuştur.
 
Bilinmelidir ki, dünya üzerinde üretilen tarım ve gıda ürünleri 8 Milyarı bulan dünya nüfusunu beslemeye yetecek miktardadır. Eğer dünyada açlık varsa bu yetersiz tarım hayvancılık ürünleri ve gıda arzından değil,  adil olmayan gelir ve gıda dağılımından kaynaklanmaktadır.  Gıda güvencesinin sağlanamadığı bir dünyada, demokratik bir düzen içinde yaşayabilmek hayal olacaktır. İnsanlık için kâbus olan bu yokluğu ve yoksulluğu yenmek için sorumluluk herkesin toplumsal görevidir.
 
Gıda ile ilgili spekülatif, doğrudan uzak, yanıltıcı haberlerle, reklamlarla insanları yanlış bilgilendirip yönlendiren işleyişlerin, İnsanları gıda bilimine uygun üretimden, hijyen ve sanitasyondan uzak ürünlerin tüketilmesine davet etmek, ülkemiz tüketicilerinin sağlık ve güvenliğini tehlikeye atmaktan başka bir durum değildir. Bu ve benzeri durumlara karşı mücadele etmek hepimizin görevidir.
 
Üretim sonrası nakliye ve depolama uluslararası standartlara uygun yapılmalı, tüketicilerin gıda okuryazarlığının geliştirilmesi için, okul öncesi eğitim başta olmak üzere ilk ve orta öğretim müfredatına gıda güvenliğiyle ilgili dersler konulmalıdır.
 
Herkes için güvenli ve besleyici gıda sağlamanın ülkeleri yönetenlerin asli görevi olduğu ilkesinden yola çıkarak; üreticilerin güvenli gıda için güvenli üretim uygulamaları yapabilmeleri için sürdürülebilir bir biçimde gerekli eğitimler verilmesi temel politikalardan biri olmalıdır. Bu konuda takipçi olunarak, denetimler yerelleştirilerek yapılmalıdır.
 
Gıda ile ilgili otorite olan Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili diğer kurum ve kuruluşları ile meslek örgütleri, üniversiteler, üretici birlik ve tüketici örgütleriyle gıda güvenliğinin sağlanması için periyodik sürelerde bir araya gelinerek sorunları çözecek yol haritaları oluşturmalıdırlar.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum