Reklam
Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

Ekonomi Gazetecisi/ Programcı/ Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Yol, ileride daralıyor

01 Eylül 2020 - 13:08

Trafikte gidiyorsunuz ve önünüze bir tabela çıktı. Yolun ileride daraldığını işaret ediyor. Ne yaparsınız? Şerit sayısının azaldığını düşünerek hızını keser; önlem alır ve hatta aracı daha da dikkatli kullanmaya başlarsınız.

Son derece doğal bir biçimde yanıtladığınıza eminim. Peki aynı doğal durumu, ekonomiyi yorumlarken neden göz ardı ediyorsunuz? Mesela araçta bu işareti görünce aklınızdan şöyle düşünceler geçiyor mu?

‘Bence doğru değildir. Hızımı kesmek için karayolu lobisinin bir çalışmasıdır bu. Aracım daha çok hız yapabiliyor. İnadına gaza mı bassam?’ İnadına kaza riskini göz ardı ederek böylesine kanaatleri tartışır mısınız? Elbette hayır.

Fakat dünya ekonomisi adım adım daralmaya ve sorunlu bir sürece giderken, ekonomi kurmaylarının benzer tavır almasını, hatta o daralan yolda tek araç kendisiymiş gibi davranarak, böyle bahaneler üretmesini garipsemiyorsunuz.

Şüphesiz garipseyenler vardır. Lakin ortadaki çelişkiyi daha açık nasıl anlatabilirim bilmiyorum. OECD ikinci çeyrekte tarihi küçülmeden söz ediyor. FED 5 yıl daha faizlerin sıfır noktasında kalmasından söz ediyor.

Bunu, deminki örnekte olduğu gibi züğürt tesellisine benzer cümlelerle açıklamaya çalışanlar olabilir. Ama asıl anlatılmak istenen, dünya ekonomisinin, hadi geçtim ABD ekonomisinin 5 yıl daha toparlanma ihtiyacının olduğudur.

Gelişmeler 5 yıl sıfır faizi destekler mi bilinmez ama ortaya konulan niyet, ekonomiye ilişkin beklentilerin de itirafı gibi. ABD ya da Çin gibi iki dominant ekonominin olumsuz etkilendiği bir ortamda dünya ekonomisinin etkilenmemesi mümkün mü?

Bizim ekonomi kurmayları tüm bu gelişmelerden kârlı çıkacağımızı bile iddia eder noktaya geldiler. Elbette doğru işleri yaparak zararı azaltıp, görece kazançlı da çıkabilirsiniz. Ama bunu yurtdışından lor peyniri ithal ederek yapamazsınız.

Bitti mi? Hayır… G20’nin mal ticaretinde 2008 krizinden ve finansal kaosu takip eden 2009 senesi reel sektör krizinden bu yana en büyük daralma olduğuna ilişkin açıklamasını ne yapacağız?

Şüphesiz bunların hepsi bir pandemi süreci ışığında okunup, geçeceği düşünülebilir. Lakin pandeminin öncesinde yaşanan ticaret savaşlarından korumacılığa, sonrasında beklenen arz daralması yani iflasların artacağına ilişkin beklentilerini alt alta koyduğunuzda, burada hamaset değil, önlem konuşmanız gerekir.

Niye mi? Dünyada üretimi yaptığımız alternatifsiz bir ürün var mı? Vazgeçilmez markalara sahip miyiz?

Üretim yapımız tamamen büyük üreticilere tedarikçi olmaktan ibaret. O zaman doğru hareket süreci dikkatli yönetip, bunu fırsat bilerek, çarkı tersine çevirecek gerçek eylemler yapmak.

Onu da yol daralırken, ‘dış güçlerin oyunu’ diyerek başaramazsınız. Gerçekten bir şeyler yapmanız gerekiyor.

[email protected]

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum