Reklam
Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

Ekonomi Gazetecisi/ Programcı/ Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

TÜSİAD'tan algı çıkışı

08 Eylül 2020 - 13:09

Ekonomide, Türkiye çok ikircikli bir fotoğraf sergiliyor. Bu net tespiti görmeyip, söylenenler ya da söylenmeyenler üzerinden yorum yapanlar ise iktidar nezdinde çok iyi kullanılıyor. Çünkü bir ortamda gerçekler görmezden geliniyor ve medya gücüyle daha yüksek ses çıkarılıyorsa, en basit tabiriyle kendi gerçeğine yabancılaşan ve gelişmelere duyarsızlaşan insanlar ortaya çıkıyor.

Çok ilginçti ki, aynı resmi veriler üzerinden dahi sorunlar, açık açık bağırmasına karşılık, meseleler çarpıtılarak ve boyacı küpüne batırılarak anlatılıyorsa, problem büyüyor. Buna da ister algı operasyonu deyin, isterseniz profesyonelleşmiş doğru söylememe sanatı, her iki başlıkta da fatura geniş kitlelere çıkıyor.

Ekonomide son olarak TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski’nin bir çıkışı oldu. Koslowski, ekonominin algıyla yönetilemeyeceğini, gerçeklerin mutlaka kendisini hissettireceğini dile getirdi. Öncelikle son derece doğru bir tespit olmakla birlikte ‘şimdi mi’ diye insanın sorası geliyor.

Şimdi çünkü, bıçak kemiği deldi geçti. İşte aslında Türkiye’nin en önemli problemlerinin başında bu geliyor. İnsanlar, kurumlar ya da STK’lar sadece kendi canları yandıklarında konuşuyorlar.

Oysa biliyoruz ki, son 20 yıldır ekonomi bir algı oyununun içerisinde bugünkü açmazlarına ulaştı. Zenginleştik masalından, krediyle insanların küçük zamlar alarak yaşamasını istemeye kadar birçok başlık, giderek ağırlaşan sorunlar halinde bugün önümüzdeki hali aldı.

Medya, siyaset, STK üçgeninde de bu meseleler yok sayılarak ekonomik felaketin ortamı yaratıldı. Bugüne geldiğimizde günah çıkartmak ne kadar işe yarar bilmiyorum, ama en azından bundan sonra karşılığını bulursa, faturaları daha ağır hale getirmemek için bir fırsat olabilir.

Prof. Dr. Osman Altuğ’un yıllardır ‘mış gibi yapmak’ ya da ‘üçkağıt ekonomisi’ diye tarif ettiği bu ekonomik model, ne yazık ki, herkes bunun getirilerinden yararlanırken görülmek istenmedi. Geldiğimiz noktada ise iş, içinden çıkılmaz bir hal alınca homurdanmalar başladı.

Oysa bir kaç örnek vererek bunun sağlamasını yapmamız mümkün. Türkiye bugün borcunu çevirmekte zorlanırken, borcu bir gece de mi aldı? Özelleştirmeler haraç mezat yapılırken, bugün üretimsizleşen bir ülke görünümüne bir günde mi ulaştı?

‘İhracatımızı arttırıyoruz’ diye nidalar atılırken, ithalat bağımlısı hale geldiğimiz görülmedi mi? Yani son açıklanan verideki ithalatımızın yüzde 72,3’ünü ara mallarının oluşturulması, yeni ortaya çıkan bir gerçek mi?

Döviz karşısında TL’nin darmadağın olması, kur baskılanırken görünmüyordu da, şimdi mi ortaya çıktı? İnsanlar, sadece bugün mü geçinemiyor yoksa dünkü gibi borç mu bulamıyor? İşsizlik bugünün sorunu mu? Firmaların iflas, konkordato süreçleri durup dururken mi ortaya çıktı?

Son uygulamaya bakın. İşten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı. Bunu da her yerde istihdama ne kadar önem verdiğini anlatan bir ekonomi yönetiminin pazarlama malzemesi olarak dinliyoruz.

Oysa kimse insanların kısa çalışma ödeneğiyle nasıl geçineceğini, hatta yüz kızartıcı maddelerle işine son verildiğini, işten çıkartmak yerine ücretsiz izne gönderilip, sonra da iş akdine son verildiğini, havayolu şirketimizin ‘ya maaşın yarısına razı olun ya istifa verin’ çağrısını yine konuşmuyor.

Enflasyon rakamları açıklandı. Siz gıda fiyatlarının düştüğüne inanıyor musunuz? Ama Merkez Bankası yükselişin geçici olduğunu söyleyecek kadar aymazlaşırken, kağıt üzerindeki rakamların kimseye faydası olmadığı halde, ekonomi yönetimi bunu tersten satmıyor mu?

İliklerine kadar algıya batmış, gerçeklere sırtını dönmüş bir ekonomi anlayışının bizi getirdiği noktada ciddi bir algı operasyonu yapıldığı açık. Bunu çaresizlikten de yapıyorlar. İnanın bana dağıtacak paraları olsa, yine sorunu ağırlaştırmak pahasına ötelerler. O zaman da herkes başını diğer tarafa çevirir.

Şu net ki, Türkiye’de algıyla ekonomi yönetmek sadece bugün yapılan bir iş değil. Önce ‘20 yıldır neredeydiniz’ diye sorarlar; ardından da ‘bundan sonra burada olacak mısınız’ diye eklerler. Konuşacaksak, ekonomik gerçekleri tamamını ve kalıcı olarak çözmek adına konuşalım. Gecikmiş bir durum tespitiyle problemler çözülmüyor.

[email protected]

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum