Reklam
Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

Ekonomi Gazetecisi/ Programcı/ Ekonomi Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Beton lobisi

25 Ağustos 2020 - 10:52

“Beton lobisi, betonların arasında tasfiye olurken…” Bu sözler Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ait. Müjdelerin, kuru siyasetin arasında kaybolup gitti. Ama aslında çok önemliydi ve üzerinde durulması gerekiyordu.

Aynı Bakan, hemen ardından konut satışlarındaki artışla da övündü. Bugün bankacılık sisteminin kullanılma biçimine baktığınızda, kredilerin ağırlıklı olarak inşaat ve yapı sektörüne yöneltildiğini de biliyoruz.

Milyarlarca doları, yurtdışından borç alarak kullanıp, ülkenin ekonomisini ve reel sektörünü inşaat sektöründen ibaret zannedip, Türkiye’de sektörlerin yurtdışı borçluluk oranı yüzde 30’lardayken, yüzde 70 ortalamayla bir sektör yaratıp, 2 milyonu aşkın stokla karşı karşıya kalındığı bir ortamda sizce de bu cümle üzerinde durulmayı hak etmiyor mu?

Güneş enerjisine yatırım yapılıyor, onun da destekleniyor olması önemli. Bu konuda zaten yeni ekonominin başlıklarına yönelik yapılacak atılımları desteklememek mümkün değil. Hoş bunu sektörden biriyle konuştuğumda, yapılan yatırıma verilen desteğin yüzde 10 tutarına o tesisi kurmanın mümkün olduğunu hesaplarıyla benimle paylaştı ama o ayrı bir başlık.

Otomotiv konuşuyorsak elektrikliyi konuşacaksın; ama hidrojeni görmezden gelmeyeceksin. Yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyeceksin ama gerçekçi olacaksın. Petrol türevi ürünlerin kullanımının sıfırlanması yenilenebilirdeki payınızı arttırdığınızı göstermez. Bunun için eksik kalan uluslararası imzaları da atarak irade ortaya koyacaksın.

Savunma sanayine yönelik yapılan üretimleri desteklemek kadar tarımı, KOBİ’leri, esnafı da destekleyeceksin. Yani inşaatta yapılan hatayı tekrarlamayacaksın. Tek sektör bağımlılığıyla ekonomi büyümez. Büyüse de patlar. Bugün de olan budur.

Ayrıca konvansiyonel silahlar üretmek kadar, siber savaş kabiliyetini de kazanacak yatırımları destekleyeceksin. Yazılımcı yetiştirmeye kalkarken, mevcut yazılım şirketlerini görmezden gelip, mesela mücbir sebep dışında bırakarak çelişkili tavır sergilemeyeceksin.

Tekrar beton lobisine dönersek… Şimdi bundan iktidarın inşaat sektöründen ümidini kestiğini mi anlamalıyız? Peki bugüne kadar sonsuz bir destekle yaratılan canavarı ne yapacağız? Sektörler moda mıdır ki, işimiz bitince onları beton lobisi deyip, betonların arasına gömeceğiz?

Havuzdan müteahhit olmuşların yaptıkları yollara, köprülere, havalimanlarına, hastanelere garanti verirken, betonda yapılan hatayı tekrarlamış olmayacak mıyız? Yani iki gün sonra hastane lobisini hastaneye, yol lobisini yola mı gömeceğiz?

Büyük ekonomi söylemlerine gelince… Orada daha yiyecek çok fırın ekmeğimiz var ve bu plansızlık ve gelişigüzellikle elde edilecek başarı ancak tesadüflere bağlı olacaktır. Sağlaması mı? Kısa süre öncesine kadar dominant olmayan bir şirket Apple; bugün itibariyle piyasa değeri açısından 2 trilyon doları geçti. Değerini sadece iki yılda ikiye katladı.

2 trilyon dolar ne demek biliyor musunuz? ABD’nin bir şirketi 3 tane Türkiye ediyor demek. Böyle bir yapıyı terse çevirmek, yeni ekonominin gerekleri yapılırsa mümkün... Türkiye’nin bu alanda çok büyük bir potansiyeli olduğuna da inanıyorum.

Ama bunun için hamasetten, günübirlik ve ruh haline, siyasi iklime göre değişen politikalardan çıkıp, akılcı, bilimi esas alan ve planlı bir ekonomiye geçmek şart. Aksi takdirde işiniz, içinin ne kadar dolu olduğunun bilenmediği müjdelere kalır. Müjdeler olsun.

[email protected]
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum