Reklam

Dar ve Sabit Gelirli Kesimlerin Daha Fazla Fedakarlığa Takati Yok

TÜRK- İŞ, her ay yayınladığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Kasım ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre Kasım ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.516 TL, yoksulluk sınırı 8.197 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.073 TL oldu.

Dar ve Sabit Gelirli Kesimlerin Daha Fazla Fedakarlığa Takati Yok
27 Kasım 2020 - 08:53 - Güncelleme: 27 Kasım 2020 - 09:02

Tüm dünyada yaşanan Koronavirüs (Covid-19) salgınının etkisi ekonomik ve sosyal alanda devam ediyor. Özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Çalışanların salgın döneminde karşı karşıya kaldığı düşük gelir, işsizlik, artan enflasyon günlük yaşantıda sıkıntıları artırıyor. Yeni normalleşme sonrası yaygınlaşmaya başlayan salgın hastalığa karşı alınan tedbirler, çalışma ve yaşama şartlarında beklenen iyileşmeyi öteledi. Hane gelirlerinde gerileme ve daha fazla borçlanma yaşanıyor. Dört kişilik ailenin açlık sınırı asgari ücretin üstünde olmaya devam ediyor. Ücretli çalışanlar ve emeklilerinin daha fazla fedakârlık yapacak gücü kalmadı.



TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) çalışanların geçim şartlarını otuz üç yıldan bu yana aralıksız olarak her ay düzenli olarak yapıp yayımladığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasına göre 2020 Kasım ayında;

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.516,67 TL, 
  • Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8.197,62 TL,
  • Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.073,63 TL oldu. 


Araştırma sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) bir yıl öncesine göre 414 TL, temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama ise 1.348 TL arttı.

Ücret gelirlerinin düşük ve yetersiz olduğu dikkate alındığında, gerçekleşen ya da hedeflenen enflasyonu çıkış noktası yaparak ücretleri artırmak yerine, insana yakışır geçim düzeyini sağlayacak bir gelirin çıkış noktası yapılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kaldı ki, özellikle pandemi döneminde değişen hanehalkı tüketimi nedeniyle, mevcut enflasyon hesaplamasının da tartışmalı olduğu da dikkate alınmalıdır.

TÜRK-İŞ ile TÜİK tarafından hesaplanan gıda fiyatları endeksinde son on iki aylık değişim aşağıdaki şekilde yer alıyor. Tabloda, gıda fiyatlarında geçen yılın sonunda başlayan artış eğiliminin ilerleyen aylarda yükselerek devam etmiş ve yüzde 20 bandına ulaştığı görülüyor.



TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2020 Kasım ayı itibariyle şu şekilde oldu:

  • Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,39 oranında artış gösterdi.
  • Yılın ilk on bir ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 16,37 oranında oldu.
  • Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 19,68’dir.
  • Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 15,47 olarak hesaplandı.




TÜRK-İŞ hesaplamasına temel alınan gıda ürünlerinin fiyatlarında 2020 Kasım ayı itibariyle gözlenen değişim şu şekilde:

---Süt, yoğurt, peynir grubunda; bu ay önemli bir fiyat değişikliği tespit edilmemiştir. Süt ve yoğurt fiyatı genel olarak geçtiğimiz aya göre aynı kalırken, peynir ürünlerinde rekabet ve çeşitlilik, marketlere göre değişiklik göstermektedir. Hesaplamada ağırlıklı olarak beyaz peynir fiyatı temel alınmaktadır. Ancak burada dikkati çeken bir husus, market tezgâhında açık olarak satılan beyaz peynirin kutuda satılan peynirden daha pahalı olmasıdır.

---Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; kıyma ve kuşbaşı et fiyatı yine değişmemiştir. Ancak tavuk fiyatı geçtiğimiz aya göre yüzde 13,90 oranında artmıştır. Sakatat ürünlerinden (ciğer, yürek, böbrek) dana ciğerinin fiyatı yine artmış ve neredeyse kilogram fiyatı kuşbaşı ete ulaşmıştır. Balık fiyatları, geçtiğimiz aya göre fazla değişmemiş, ancak hesaplamada ağırlıklı yer alan hamsi, istavrit gibi çok tüketilen balık ürünlerinde beklenen fiyat gerilemesi de görülmemiştir. Geçtiğimiz aylarda fiyatı sürekli artan yumurta fiyatı bu ay tanede “1 kuruş” azalmıştır. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) fiyatlarında bu ay artış dikkati çekmiştir. Yeşil mercimek, nohut ve barbunyada artış tespit edilmiş, diğerlerinde değişiklik olmamıştır. Geçtiğimiz ay bazı marketlerde -tedarikte yaşanan sıkıntı gerekçesiyle- kısa bir süre raflarda yer almaya kuru fasulye yapılan zamla yeniden satışa sunulmuştur.

---Sebze-meyve fiyatları en fazla değişiklik gösteren harcama grubudur. Mevsim şartlarına göre kapsamdaki ürünler farklılık göstermektedir. Yaş sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay 6,71 TL olarak hesaplanmıştır. Geçen aya göre meydana gelen gerileme büyük ölçüde meyve fiyatlarından kaynaklanmıştır. Ekim ayında 7,45 TL olarak hesaplanan ortalama meyve fiyatı bu ay 6,77 TL olmuştur. Ancak geçen ay 6,48 TL olarak hesaplanan sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay 6,68 TL olmuştur. Hesaplamada bu ay 20 sebze ve 11 meyve olmak üzere toplamda 31 ürün dikkate alınmıştır. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alınmış, ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebze tüketiminin toplam miktarından hareket edilmiştir.

---Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; bu ay pirinç, bulgur ve irmik fiyatında artış tespit edilmiş, diğerlerinde bir fiyat değişikliği görülmemiştir.

---Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı, margarin ile zeytinyağı, ayçiçeği yağı fiyatı aynı kalmıştır. Hesaplamada dikkate alınan siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatı da bu ay değişmemiştir. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünlerinde önemli bir fiyat değişikliği olmamıştır. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı –satıcının ifadesiyle ‘zaten fazla talep olmadığından’- aynı kalmıştır. Çay ve ıhlamur yanı sıra bal, reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı ile salça fiyatı da bu ay fiyatı aynı kalan ürünler arasında yer almıştır.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum